• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 25° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

KÜRESEL FİNANS YIKIMA DOĞRU GİDİYOR

Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan ve 3 ay gibi kısa bir sürede tüm dünyaya yayılan salgın hastalık koronavirüs, küresel finans sistemini deyimi yerindeyse bir araba gibi uçurumdan aşağıya son sürat götürüyor.

ad826x90

Dünya ekonomileri ve borsalar bugünlerde yerle bir oldu. Geleceği 2019’dan itibaren dillendirilen ekonomik krizin etkisi Çin’de ortaya çıkan virüsle beraber kat kat daha fazla hissedildi. Piyasalar çakılırken yatırımcılar özellikle uzun dönem bonolarını bozdurarak güvenli limanlara sığınmayı ya da nakit olarak ellerinde tutmayı daha güvenilir hissediyorlar.

Ülkeler birbiri ardına teşvik ve yardım paketleri açıklıyor. Ancak unutulan bir husus var. Yardım paketleri açıklanırken, ülkeyi yöneten hükümetler borcun borçla kapanamayacağını hepimizden daha iyi biliyorlardır. En azından temennimiz bu yönde. Piyasaya çok para sürmekle, piyasaları rahatlatıp; yatırımcıya güven veremezsiniz. Devletlerin yapması gereken çok miktarda para sürmek yerine; üretimi üstlenmeyi ve şirketleri kendi gözetimi altında tutarak kurtarması lazım. Hükümetler ancak bu şekilde yatırımcıya ve piyasalara güven verebilir.

FED İŞİ ŞAKAYA ALIYOR

Amerikan Merkez Bankası (FED) virüse karşı güvercin tavrını dozunu arttırarak sürdürüyor. Piyasaya bol miktarda nakit süren FED, krizden bu şekilde sıyrılabileceğini düşünüyor. Amerikan Merkez Bankası en son Ağustos 2015 tarihinde piyasaya 4,5 trilyon dolar sürerek rekor kırmıştı. Bugün sürdüğü miktar ise tamı tamına 5,25 trilyon dolar. Üretimin durduğu şu günlerde bu kadar para bolluğu problem yaratıp, ortaya hiper enflasyonu çıkarır. Şöyle diyelim paran çok ama alabileceğin mal yok. Bu durumda para bir kâğıt parçasından çok öteye geçmez. Para basmak kısa vadede çözümmüş gibi görünse de makroekonomide problemleri beraberinde getirecektir. Yine Amerikan Merkez Bankası 2 yıl boyunca 900 milyar dolar para basmıştı. 2020 başından bugüne ise basılan miktar 1 trilyon dolar, hem de sadece 3 ayda. Sanırım rezerv para olmanın kötü yanı da bu, sürekli para basarak dünyaya hâkim olunabileceğini sanmak.

Yine bir örnek vermek gerekirse 1929 ekonomi buhranında (Kara Perşembe) ABD piyasaları yüzde 34 değer kaybetmiş ancak sonrasında para basmaya bile gerek duymadan ralli yaparak geri yükselmişti. Donald Trump’ın açıkladığı 2,2 trilyon dolarlık bile paket böyle bir ralli ortamını oluşturmadı. Paket daha çok büyük şirketlere nakit akışı sağlamak olarak lanse edildi. Bu bağlamda krizi 1929 ekonomik buhranına benzetenler büyük bir yanılgı içindeler. Çünkü günümüzde piyasalar daha fazla etkilenecek. Bunun belki de en önemli nedeni iyi yönetilemeyen bir salgın hastalık. Öyle ki Trump işin vahametini ya anlamıyor ya da başkan, yönetici gözüyle değil, işadamı kimliğiyle bakıyor tüm bu yaşananlara. Basın toplantısında Nisan’da ekonomiyi geri alacaklarını söylüyor.

Şu unutulmasın, salgın olayını kötü yönetmek piyasaların sevmeyeceği bir durumdur. Belirsizliğe ve güvenli limanlara kaçışa sebep olur bu durum.

Olaya borsalar penceresinden bakacak olursak, yatırımcı elindeki bonoları (özellikle uzun vadeli olanları) bozduruyor. Öyle ki yatırımcı mart başından bu yana 218 milyar dolar çıkış, nakit fonlara ise 234 milyar dolar giriş yapmış. Birde üstüne fonlama maliyetini artırıp sağlam varlıklar dahil altın, gümüş ve borsalar dahil yatırımcılar, ellerinde ne varsa resmen satışa yönlendirilmiş. Göstergeler bize aşağı yönlü gidişi ve dolara doğru bir atak olacağını gösteriyor. Dolara atak olacağı yukarıda yazılanların sonucudur.

AVRUPA ÜLKELERİ YARDIM PAKETİ AÇIKLIYOR

Avrupa’da virüsten en çok etkilenen ülkelerden ve Avrupa ekonomisinin lokomotifi olan Almanya, 750 milyar Euro’luk yardım paketini ve buna ek olarak 56 milyar Euro’luk ek bütçeyi onayladı. Böylelikle Almanya 7 yıl aradan sonra ilk kez borçlandı. Açıklanan paketler daha çok vatandaşlara direk yardım olarak algılandı. İşveren kesimine ise sadece kiracı olanların kira ücretleri ertelenecek.

Avrupa Birliği’nin en büyük 2’nci ekonomisi Fransa ise işletmelerin ve çalışanların artan sağlık kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak için 45 milyar Euro’luk  bir önlem paketi hazırladığını duyurdu.  Bu bağlamda şirketlerin elektrik, gaz ve kira ödemelerinin askıya alınacağı bildirildi.

Salgından en çok can kaybı veren İtalya 25 milyar Euro gibi düşük bir rakam açıkladı. İtalya hükümet yetkilileri yardım paketi yerine daha çok para basılmasını arzu ettiğini dile getirdi. Arzu ettikleri yerine getirilirse Avrupa’nın da sıkıntı çekeceği aşikâr. Ancak Almanya bu isteğin önündeki en büyük ve en güçlü engel.

ad826x90

İspanya ise koronavirüs etkisinin hafifletilmesi için 200 milyar Euro değerinde ülke şartları için devasa bir paket açıkladı. Ancak açıklanan rakamın yüzde 60’ı kamuda, geri kalanı ise özel sektör için kullanılacak. İspanya gibi bir ülke için bu rakam şimdilik yeterli olacaktır.

Brexit’i hayata geçirerek Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere’de ise, halk hükümet yetkililerini erken önlem alamamakla suçladı ve koronavirüs adanın tamamına hızlı bir şekilde yayıldı. Başbakan Boris Johnson 30 milyar Sterlin’lik yardım paketi açıkladı. Ancak ada halkı açıklanan paketin yetersiz olduğu görüşünde. Ayrıca İngiltere Merkez Bankası 200 milyar sterlinlik devlet ve şirket tahvili alacak. Yani yine paraya çok kolay yoldan ulaşılacak ve üretim olmadan daha çok para basılmasına neden olacak. Gerçi orası Güneş Batmayan İmparatorluk!!!

AVRUPA MERKEZ BANKASI BİRLİK ÜLKELERİNE SET ÇEKTİ

Yukarıda FED’den fazlasıyla bahsettik. Peki Avrupa Merkez Bankası’nda durum ne?

Avrupa Merkez Bankası, FED’e oranla 120 milyon Euro’luk varlık alım programı açıkladı. Daha alçakgönüllü davranan AMB, bu hareketiyle Birliği paraya boğmanın bir anlamı yok mesajı verdi.

Faiz oranı -%0,5 olan AMB, bu adımıyla kendisini olası şok hareketlerden de korumuş oldu.

İtalya’da bu durum nasıl yankılanacak, gelişmeleri hep beraber yaşayıp, göreceğiz.

TÜRKİYE KENDİ ŞARTLARINA GÖRE GÜZEL BİR TEŞVİK PAKETİ AÇIKLADI

Gelelim bize, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 100 milyar lira (yaklaşık 14 milyar Euro) değerinde paket açıkladı. Pakette daha çok firmaların kollandığı iddia edildi. Unutulmasın ki bizim gibi gelişmekte olan ülkeler yukarıda belirttiğimiz gelişmiş ülkeler gibi doğrudan halkın cebine para koymaz, koyamaz. Böyle devletler, büyük firmalara arka çıkarak, üretimleri gözeterek destekleyip nakit akışını sağlarlar ki ülkede ekonomik kriz en az hasarla atlatılsın.

Haber: Muhammet KAYMAZ

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

SEYAHAT KISITLAMASINA 7 İLDE SON VERİLDİ

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri

BirsenHaber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

BirsenHaber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Araç çubuğuna atla