• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 14° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI
  • BirsenHaber
  • dini
  • “İslam düşmanlığını ve ırkçı terörizmi bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor, planlarımızı buna göre yapıyoruz”

“İslam düşmanlığını ve ırkçı terörizmi bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor, planlarımızı buna göre yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında yaptığı konuşmaya, Filistin’den Arakan’a Türkistan’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir ucundaki Müslümanlara selam ve muhabbetlerini göndererek başladı.

ad826x90

“İslam aleminin sorunları”

Millet olarak bu dönemde hüzünlerini artıran tek şeyin koronavirüs salgınında yitirdiklerinin acısı olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizleri asıl endişeye sevk eden, yüreklerimizi asıl dağlayan başta gönül coğrafyamız olmak üzere Müslümanların içinde bulunduğu ahvaldir. İslam alemi gerçekten sancılı imtihan ve zorluklarla dolu günler yaşıyor. Zulmün, terörün, işkencenin ve daha nice dinimizce ve Peygamberimizce yasaklanmış fiilin her gün, her an işlendiği bir dönemin içindeyiz.

Suriye’de rejimin ve teröristlerin saldırıları sebebiyle 1 milyon kardeşimiz hayatını kaybetti, 12 milyon kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yemen’de 6 yıldır süren kirli savaşın tüm bedelini bir lokma ekmeğe, bir tas çorbaya muhtaç olarak ölen yüzbinlerce masum çocuk ödedi. Libya’nın zengin yeraltı kaynakları darbeciler ve batılı emperyalist güçler tarafından talan edildi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlar boyunca barışla, ilimle, hikmetle anılan İslam beldelerinden bugün göğe ezan seslerinin değil, anaların feryatlarının, çocukların çığlıklarının bombalarla enkaza çevrilen camilerin dumanlarının yükseldiğini söyledi. 

Tüm dünyanın gözleri önünde Filistin’de zulmün, Arakan’da şiddetin, Türkistan’da baskının, Irak ve Afganistan’da terörün can almaya devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf Müslüman oldukları için öldürülen, evlerinden, yurtlarından kovulan yüz binlerce Müslüman kardeşimiz var. Misyonerler tarafından din değiştirmeye zorlanan, evlatları kendilerinden koparılan milyonlarca Müslüman, etnik ve dini kimliğinden dolayı şiddet gören, baskı gören, ayrımcılığa uğrayan milyonlarca kardeşimiz var. ” diye konuştu.

“Buradan dünya liderlerine sesleniyorum”

Fransa’da ve Almanya’da yaşananların bütün dünyanın gözü önünde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı, özellikle Hristiyan dünyasına sesleniyorum, Musevilere sesleniyorum, her şeyden önce insanız. İnsan olarak bizim dinimizde Hristiyan olmak suç değildir. Biz ona da sahip çıkıyoruz. Aynı şekilde Musevi’ye de sahip çıkıyoruz. Gelin, Fransa’da eğer Müslümanlara bir zulüm varsa hep birlikte biz oraya da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum.” ifadelerini kullandı.   

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Avrupa ülkelerinde İslam ve Müslüman düşmanlığının adeta veba gibi toplumlara sirayet ettiğine dikkati çekerek, Müslümanlara ait iş yerlerinin, evlerin, ibadethanelerin, okulların hemen her gün ırkçıların ve faşist grupların saldırısına maruz kaldığını söyledi. 

“Gerçek manada faşist, nazinin adeta zincir halkalarısınız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gün geçmiyor ki Müslümanların inanç ve ibadet hürriyetlerini kısıtlayan bir uygulamayla karşılaşmayalım. Peygamber Efendimizi mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i hedef alan bir edepsizlikle, alçaklıkla muhatap olmayalım. Duvarlarda, Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç olan liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı.” dedi. 

Demokrasiyi kimseye bırakmayan birçok Batılı devlette Müslümanlara yönelik hukuksuzlukların adeta sıradan hale geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam ve Müslüman düşmanlığı kimi Avrupa ülkelerinde bizzat devlet başkanı seviyesinde teşvik edilen, desteklenen bir politika haline gelmiştir. Irkçı terörizm. Şimdi buradan sesleniyorum, işte siz gerçek manada faşistsiniz, siz gerçek manada Nazi’nin adeta zincir halkalarısınız. Irkçı terörizm, medya ve siyaset eliyle çoğu zaman da güvenlik birimlerinin göz yummasıyla toplumda yaygınlaşıyor.” diye konuştu. 

“Batı’da Müslüman olmak giderek imkansız hale geliyor”

2. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’daki Musevilere karşı yürütülen linç kampanyasının bir benzerine bugün Müslümanların maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Avrupalı Müslümanlar bilinçli, planlı, kasıtlı bir şekilde kandan ve şiddetten beslenen yapıların kucağına itiliyor. Kardeşlerim, Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde, günümüzü tasvir edercesine şöyle buyuruyor; ‘Öyle bir zaman gelecek ki dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranıp Müslümanca yaşayan kimse avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.’ Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde şahit olduğumuz manzara işte budur. 

Açıkça söylüyorum, günümüzde Batı’da Müslüman olmak, Müslümanca yaşamak İslam’a göre hayat sürmek giderek imkansız hale geliyor. FETÖ gibi örgütler en üst düzeyde korunurken dininin gereğini yapmaktan başka gayesi olmayan samimi müminler dışlanmakta, ötekileştirilmektedir. Müslümanların canına kast eden grupların önü açılırken, meşru zeminde faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları baskıya uğramaktadır.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ gibi teröristlerin işlediği cinayetlerin faturasının İslam dinine ve müminlere kesilmeye çalışılarak, Müslümanlara yönelik kin ve nefret ikliminin körüklendiğini söyledi.

ad826x90

Müslümanlara farklı isimler ve kisveler altında İslamsız bir dindarlık, profan bir din anlayışı dayatıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Batı’da yükselen İslam karşıtlığı, bugün artık kitabımıza, Peygamberimize ve tüm kutsallarımıza yönelik topyekun bir saldırıya dönüşmüştür. Esasen farklı din mensuplarına yönelik tehcir, engizisyon ve soykırım uygulamaları Avrupa’nın yabancısı olduğu bir pratik değildir. Alışkınlardır bunlar. 80 yıl önce Musevilere karşı işlenen insanlık suçları, daha 25 sene önce Srebrenitsa’da Bosnalı kardeşlerimize yapılanlar halen hafızalardadır. Son günlerde yaşanan hadiseleri, devlet başkanı düzeyinde sergilenen hadsizlikleri, sabah namazı vaktinde camilerimize yapılan polis baskınlarını sıradan vakalar olarak görmüyoruz. Bu olaylar oldukça tehlikeli, Avrupalı Müslümanlar için çok vahim sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işaret fişeğidir.”

“İkinci Dünya Savaşı’ndaki katliamlardan herkes ders çıkarmalı”

Ciddi bir inanç buhranı içinde olan Batı toplumlarının İslam’ı ve Müslümanları hedef alarak buradan çıkış yolu aramak gibi bir yanlışa düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batılı siyasetçiler iç ve dış politikadaki başarısızlıklarını Müslümanları hedef haline getirerek örtmeye çabalıyor. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik sıkıntıların faturası bile Müslümanlara ve göçmenlere kesilmeye çalışılıyor. Bu nefret ikliminin günlük siyasetin olağan gerilimleriyle hiçbir bağının olmadığı açıktır. Korkarım çok daha karanlık, çok daha sinsi bir planın çarkları işlemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Batı’da Müslümanlara karşı izlenen politikaların yanlışlığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan bir gerçeği çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum. 6 milyon insanı Avrupa’da yaşayan bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak muhataplarımıza şu ikazı yapmakta fayda görüyorum. Müslümanları düşmanlaştırarak elde edebileceğiniz hiçbir kazanım yoktur. Çapsızlığınızı perdelemek amacıyla girdiğiniz bu yolun sonu felakettir. İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan katliamlardan herkes ders çıkarmalıdır. Irkçı terörizm Avrupa’ya kan, gözyaşı ve iç çatışmadan başka bir şey getirmemiştir, getirmeyecektir. 2011’de Norveç’te Breivik denen bir caninin katlettiği 77 masum, izlediğiniz bu politikaların ne tür acı sonuçlar doğuracağını göstermiştir.”

“AB kurumlarına çok ciddi sorumluluk düşüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin vatandaşlarının hak, hukuk ve güvenliğini korumakla kararlı olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“İslam düşmanlığını ve ırkçı terörizmi bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor, planlarımızı buna göre yapıyoruz. DEAŞ’tan PKK’sına terör örgütlerine nasıl bakıyorsak, neonazi terör örgütlerine de aynı nazarla bakıyoruz. Avrupa’nın kanser hücresi gibi yayılan bu örgütlerle ilgili artık daha tutarlı, kararlı ve medeni bir tavır alması gerekiyor. Irkçı terör tehdidiyle mücadelede özellikle Avrupa Birliği kurumlarına çok ciddi sorumluluk düştüğüne inanıyorum. Avrupa Konseyi, İslam düşmanlığını daha fazla görmezden gelemez. Ülkemizle ilgili olur olmaz her konuda görüş bildiren Avrupa Parlamentosu üç maymunu oynayarak bu meseleyi geçiştiremez. Avrupa’nın basiret, ahlak, vicdan sahibi liderleri korku duvarlarını yıkmalı, İslam ve Müslüman düşmanlığı hakkında konuşmaya başlamalıdır.”

Aşırı sağcı fikirlerin Avrupa’nın ana akım siyasetini esir almasına izin verilmemesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Avrupalı siyasetçiler, Fransa Devlet Başkanı Macron’un başını çektiği nefret kampanyasına artık ‘dur’ demelidir. Her ne kadar Macron’un hoşuna gitmezse de önceki gün yaptığım çağrıyı, buradan az önce ifade ettiğim, tekrarlamak istiyorum. Irkçılık ve İslam düşmanlığı görevi, konumu, makamı ne olursa olsun insanın akli ve vicdani melekelerini yok eden bir psikozdur. Reddederek, yokmuş gibi davranarak bu sorunun üstesinden gelinmez. Ülkesinin ve vatandaşlarının geleceğini düşünen her siyasetçi bunu kabul etmeli, yüzleşmeli, sorunu çözmenin yollarını aramalıdır.”

“Sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz”

“Müslüman, şahit olduğu kötülükler karşısında, sessiz ve tepkisiz kalamaz. Müslüman, etrafında yaşanan adaletsizliklere gözlerini kapayamaz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriye’den Libya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar dünyanın birçok yerinde hakkaniyeti, adaleti, barışı savunan tavrımızın gerisinde işte bu hakikat vardır. Şartlar ne olursa olsun biz mazlumun yanında durmak zorundayız. Hakkın hatırını edep, ahlak yoksunu insanlık fukaralarının hoyratça çiğnenmesine izin veremeyiz. Zulmü alkışlamamak, hak namına haksızlığa takmamak, üç buçuk soysuzun ardından zaarlık yapmamak bizim milletimizin karakteridir. Bunun için dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi inanca, kökene, kültüre sahip olursa olsun haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileden başlayarak toplumda iyiliğin, güzelliğin, İslam’i ve insani değerlerin yaygınlaşması için çaba harcadıklarını, özellikle gençleri, çocukları en güzel şekilde yetiştirmenin mücadelesini verdiklerini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet olarak bir dönem çocuklarımıza dinimizi hakkıyla öğretememenin, kendi kültür ve geleneklerimizle yetiştirememenin sıkıntısını çok çektik. Camilerin emlak niyetine satıldığı, ibadethanelerin ahıra çevrildiği, Kur’an kurslarının kapatıldığı günlerimiz oldu. Kuran’ı Kerim’in tren vagonlarında, ahırlarda, derme çatma binalarda gizli saklı şekilde öğretildiği süreçlerden geçtik. Milletin desteğiyle, duasıyla, parasıyla kurulan Kur’an kursları, imam hatip okullarımızın kapısına kilit vuruldu. Üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle, bu ülkede ‘Allah ve ahlak’ demenin yasak olduğu zorlu, sıkıntılı, utanç verici dönemler yaşadık.” diye konuştu. 

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İMAMOĞLU’NUN KORONA TESTİ POZİTİF ÇIKTI

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri

BirsenHaber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

BirsenHaber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Araç çubuğuna atla