• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 21° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

GRİBAL ENFEKSİYON VE KORUNMA YÖNTEMLERİ

Bahar aylarının gelmesi ve havaların ısınıp soğuması ile gribal enfeksiyon da kendini göstermeye başladı. Nasıl korunabiliriz, belirtileri nelerdir?

ad826x90

Gribal enfeksiyon nedir?

Gribal Enfeksiyon özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında büyük şehirlerde salgınlara neden olan ‘influenza’ denilen virüsün neden olduğu bir hastalıktır. Grip enfeksiyonu; hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme sonrası solunum yolu ile bulaşabildiği gibi, tokalaşma ile de insan vücuduna kolaylıkla bulaşabilen bir hastalıktır.

Gribal enfeksiyon, bu hastalığa yakalanan bireylerin ağız ve burun salgıları üzerinde mikrovirüs influenza adı verilen virüsleri salgılar ve taşınmasına neden olur. Bu virüs RNA virüsüdür ve salgınlara neden olabilir, fakat bu virüs çevresel faktörlere karşı güçlü olmadığı için bağışıklık sistemince kolayca yok edilebilir.

Gribal Enfeksiyonun Belirtileri

Grip, 2 günlük bir kuluçka döneminden sonra aniden başlar. Yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık sıklıkla saptanan belirtilerdir. Ateş genellikle 3 gün sürer boğazda yanma, burun akıntısı, kuru öksürük, aşırı yorgunluk diğer semptomlardır.

Ateş: Vücudun kandaki influenza virüsüne karşı gösterdiği tepkidir.

Üşüme: Ateşin yüksek olmasından dolayı görülür.

Titreme: Ateş sonucundan görülen üşüme hissenden dolayı görülür.

Halsizlik: Kanda artan mikrop sayısından dolayı dokulara normalden az oksijen gider, bu yüzden hastalar halsizlik ve yorgunluk hisseder.

Boğazda yanma ve ağrı: virüsün yerleştiği boğazda ağrı olur.

Gribal Enfeksiyon, virüs kaynaklı bir hastalık olduğu için kesin bir ilacı yoktur. En iyi tedavi yöntemi her yıl düzenli aşı yaptırmaktır. Tedavide hastanın şikâyetine göre tedavi uygulanmaktadır. Yatak istirahati, bol sıvı alımı, ağrı kesici ve ateş düşürücüler virüse karşı önemli etkenlerdir. Belirtiler yakından takip edilmeli ve kişi, uygun şekilde tedavi edilmelidir.

Gribal Enfeksiyon Nasıl Bulaşır?

Gribal Enfeksiyon başlamadan önceki 2 gün ile belirtiler başladıktan bir hafta sonrasına kadar bulaşıcı özelliği vardır.

Gribal Enfeksiyondan Korunma Yolları

Gribal Enfeksiyonlarda el yıkama alışkanlığı ve hasta kişilerin veya hasta kişilerle temas eden, aynı ortamı paylaşanların maske kullanması etkili koruma yöntemlerindendir. Diğer bir korunma yöntemi de risk altındaki bireylerin aşılanmasıdır.

ad826x90

Aşılama: İnaktif aşılar influenzadan korunmada etkinliği kanıtlanmış olan aşılardır. Dünya Sağlık Örgütü virüsün değişkenliğini yakından izleyip, aşı içeriği için yıllık önerilerde bulunur. Her yıl aşı içeriği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri dikkate alınarak hazırlanır. Sağlıklı erişkinlerde aşı ile sağlanan koruyucu antikor düzeyi influenza A için %80’in üzerinde bildirilmiştir. Yaşlılarda koruyuculuk oranı daha düşük bulunmuştur.

Aşı; grip belirtilerinin sık görüldüğü hastalara, hastalığı bulaştırma olasılığı yüksek olan kimselere, gripten korunmak isteyen 6 aylıktan büyük ve yumurta alerjisi olmayan herkese önerilir.

İnfluenza (grip) enfeksiyonu ile ilişkili komplikasyon (belirti) ve mortalite riski yüksek olan gruplar; 65 yaş ve üzerindekiler, huzur evinde kalan veya kronik bakım verilen bir sağlık ünitesinde kalan her yaştaki kişiler, kronik akciğer ve kalp hastaları, kronik böbrek ve metabolik hastalığı olanlar, bağışıklık yetmezliği olanlar, yüksek riskli gebeler, yüksek riskli kişilere influenza bulaştırma olasılığı olanlar, doktorlar, hemşireler ve hastanede çalışan diğer personeller, kronik bakım veren sağlık ünitelerinde çalışanlar, yüksek riskli kişilerle aynı evde yaşayanlar için aşı yaptırmaları önerilir.

Gribal Enfeksiyonlarda Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Doktorunuzun tavsiye ettiği bağışıklık sistemini güçlendiren ilaç takviyeleri kullanılabilir. Özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendiren proteini yüksek gıdalar (kırmızı/beyaz et veya balık) tüketilmeli, ara öğün sıklığını ve bu öğünlerdeki meyve tüketimini arttırmalıyız.

Bağışıklık sisteminin iyi çalışabilmesi için C, E ve B vitamini önemlidir. C vitamini antivirüs etkilidir ve bakterilerin toksinlerini etkisiz hale getirir. C vitaminini yeşil yapraklı sebzeler ve turunçgiller başta olmak üzere bütün sebze ve meyvelerden alabiliriz. B vitamini vücut direncinin düşmesini engeller, özellikle tam buğday unundan yapılan ekmekleri tüketmeliyiz. Ayrıca güçlü bir antioksidan olan bağışıklık sistemini güçlendiren E vitamini ve çinko için ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişleri tüketmeliyiz. Probiyotik kullanımı vücut savunma sistemi hücre sayısını arttırarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Enfeksiyonu vücuttan atmak için sıvı tüketimini arttırmalı, günde 2-3 fincan bitki çayı içmeliyiz.

Grip ve soğuk algınlığına iyi gelen birçok besin bulunmaktadır. Grip ya da soğuk algınlığına iyi gelen bağışıklık sistemine destek sağlayacak vitamin, mineral ve besinler şunlardır:

C vitamini: Doktora danışılmadan her gün alınan vitamin formundaki C vitamini gribi önlemenin yolu değildir. C vitamini vitamin formunda değil, besinlerden alınmalıdır. Zira C vitamini besinlerden alındığında bu gıdalardaki fotokimyasal maddelerden de yararlanılır.  C vitamini; yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, kivi, portakal, limon, mandalina, domates, greyfurt, nar, kuşburnu gibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.

Çinko ve selenyum: Bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir. Selenyum; karides, somon, ton balığı gibi deniz ürünlerinde, mantar, dana, et, soğan ve sarımsakta bulunur.  Savunma mekanizması için önemli bir yeri olan Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere; çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur.  Bu iki mineral de vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirir.

Omega 3 yağ asitleri: Bunlar en değerli yağlardır. Omega -3 yağ asitleri kan basıncını düşürüyor, aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini ve koroner hastalık riskini azaltıyor. Balık omega-3 dışında vücudun üretemediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir. Çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar da Omega 3 içermektedir.

Beta-karoten: Balkabağı, havuç, ananas, hurma ve kayısı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir.

Kuersetin içeren turunçgiller: elma, kırmızı üzüm, soğan, çilek, dut, böğürtlen gibi meyveler ve kırmızı soğan gibi besinlerin de bağışıklık sistemi için önemli güçlü bir antioksidan olarak grip ve soğuk algınlığında tüketilmeleri gerekiyor.

Prebiyotik besinler: zencefil, zerdeçal, kakule ve ekinezya da bağışıklık sisteminin etkinliğini destekler. Ginseng, değerli ve etkili bir bitkidir. Ginseng; vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini düzenler. Bu nedenle piyasada çok sayıda düşük kalitede ya da sahte ürün yer almaktadır. Etkili olabilmesi için mutlaka güvenilir kaynaklı ürün satın alınmalıdır.

Oolong ve rooibus çayları: doğru bir şekilde demlendiğinde ve uygun miktarda tüketildiğinde antioksidan etki gösterir. Günde 1-2 fincan beyaz çay tüketerek de bağışıklık sisteminize katkıda bulunabilirsiniz.

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BEYAZPERDEYE KORONAVİRÜS ARASI

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri

BirsenHaber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

BirsenHaber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Araç çubuğuna atla