DOLAR

13,5152$%0.22

EURO

15,2636%0.09

GRAM ALTIN

801,75%0,09

ÇEYREK ALTIN

12.800,93%-0,30

BİTCOİN

509582฿%3.61383

ETHEREUM

33707Ξ%3.64539

Öğle Vakti a 13:21
İstanbul PARÇALI BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ÇÖKEN BİR SİSTEME HEP BERABER GÜLDÜK

ad826x90
ad826x90

Dünyanın hiçbir ülkesinde eğitim sorunlarına tam olarak bir çözüm bulunamadı. Türkiyenin OECD ülkeleri arasında yapılan PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) eğitim araştırmasında 65 ülkeden 44. sırada yer alması eğitimde ne derece geride kaldığımızın net bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Eğitime yapılan yatırımlar neden kaliteli sonuçlar vermiyor? Sorun öğretmende mi, öğrencide mi? Yoksa sistemin kendisinde mi?
sistemin rayına oturması yıllar alır ama eğitim sistemi gelişen toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi gerekirken maalesef geride kalıyor, eğitim sistemi sorunlarımız dünden bugüne halledilecek sorunlar değildir. Öncelikle eğitim sosyal bir bilimdir ve sosyal bilimlerde doğru kararlar almak ve onları uygulamak fen bilimlere göre daha zordur. Üstelik bugün getireceğiniz bir çözüm, bugünün sorunlarını çözmekle beraber, geleceğin sorunlarına çözüm bulmakta yetersiz kalabilir.

Eğitim, Politikadan Uzak Tutulmalı

Günübirlik politikalara değil kalıcı politikalara odaklanmak bir ülkenin yapması gereken en önemli şeydir. Eğitim sistemimizin en önemli sorunu sistemsizliğin kronik olarak hasta bir sisteme dönüşmesidir. Hükümetten hükümete, hatta bakandan bakana her geçen gün farklı politikalar uygulanması eğitimimizi zaafa uğratıyor. İlk olarak eğitim sorunlarımız bir devlet sorunu olarak görülmeli ve eğitim politikamız hükümet değil, devlet politikası şeklinde yürütülmeli, daha açığı siyasi-ideolojik görüşlerimizi bir kenara bırakarak çocuklarımızı gerçekten geleceğe ve hayata nasıl hazırlarız bunu düşünmeliyiz.

ad826x90

Sınavlar Doğru Bir Yöntem Mi?

Eğitimde başka bir sorun da, öğretmen seçiminde doğru bir yöntem kullanmaması. YGS-LYS sınavları mantıksal zeka temelli ölçme sınavıdır. Mantıksal zekanın dışında hiçbir zeka türünü ve kabiliyeti ölçmeye yetmiyor yapılan sınavlar. YGS-LYS türü bir seçme sınavı uygulamakla birlikte öğretmen seçerken insanların o mesleği yapabilme kabiliyetlerini ve isteklerini de ölçen bir sistem geliştirmeli. Çünkü, öğretmenlik yapacak kişinin kabiliyetli, bu mesleği yapmaya istekli ve duyarlı bir birey olması gerekir. Bu sorunun çözümünde yeterli rehberlik hizmetleri, kişinin kendisini tanımasına olanak sağlayabilecek kişilik testleri başlangıç olabilir. Hiçbir kuş yüzmeye ve hiçbir balık uçmaya zorlanmamalıdır.

Akademik Başarı Mı Kaliteli Yaşam Mı?

Eğitimde akademik başarının ön plana fazlasıyla çıkarılması ve hayatınızı ne kadar güzel ve kaliteli yaşadığınız gerçeğinin bir kenara itilmesiyle sadece bilimsel olarak kendini kanıtlamaya odaklıyor insan. Kalitenizle değil, makalenizle konuşuluyorsunuz ve ona göre örnek alınıyorsunuz.

İyi Matematik Çözmek Yetmez

Derslerinde iyi notlar alan, sınavlarda başarılı olan çocukları herkes başarılı ve kabiliyetli görür. Akademik başarı gerekli olmakla birlikte yaşamsal başarı olmadan tek başına bir anlam ifade etmez. Çünkü eğitim insanları hayata hazırlamaktır. İyi matematik problemi çözmek kadar kendini iyi ifade edebilme, yabancı dil bilme, insanlarla iyi ilişkiler kurma da çok önemlidir. İdeal eğitimin insana bu vasıfları da kazandırması gerekir. Sadece kariyer peşinde koşmak, akademik hayata önem vermek insana; başka insanlar yetiştirme konusunda hiçbir başarı sağlamaz. Hatta ikisi arasında bir tercih yapmak gerekirse yaşamsal başarı öncelik olmalıdır. Gözlemlerseniz hayatta başarılı olan insanlar da kendilerini her iki yönden yetiştirebilen insanlardır.

Sevdiğiniz İş Mi İyi Maaş Mı?

Eğitimde var olan başka bir sorun ise insanların yeteneklerine uygun mesleklere yönlendirilmemesi olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar mutlu olabilecekleri, istedikleri ya da sevdikleri üniversitelere ve mesleklere değil de; çevre ve aile baskısıyla, o anki popüler meslekler veya okullar neyse, hangi meslek gruplarında iş olanağı ve maddi kazanç fazla ise ona yönlendiriliyor. Sonuç olarak insanlar ya sevmediği işi yapıyor yada okurken üniversiteyi bırakıp farklı bölümlere geçiyor. Üniversite sınavına giren gençlerin %35’ini üniversite okuyan ya da üniversite mezunları oluşturuyor. Sınava giren mezunların ve üniversite öğrencilerinin oranı durumun ciddiyetini de gözler önüne seriyor. Etkin yönlendirme, insanın sevdiği mesleği yapması daha mutlu birey ve daha mutlu bir toplumun doğuşunu ortaya çıkarır.

Özetlemek gerekirse sorunların üzerine siyaset üstü bir yaklaşımla gidilmeli ve işinin erbabı insanlarla  çözümler bulunmalıdır. Herkesin bu konudaki temel fikri çocuklarını geleceğe daha iyi hazırlamak ve onlara daha mutlu bir ülke bırakmak olmalıdır.

Kopukluk Nerede Başlar?

ad826x90

Ailede başlayan iletişim kopukluklarından tutun da okulda meydana gelen sorunlara kadar her şeyin temelinde eğitim sisteminin eksikliğinin izlerini görmek mümkün. Kötü yola düşen birisini kötü görmek ya da kullanılmaması gereken maddeleri kullanan çocukların dışlanmasındantutun da hırsızlık yapanlara kadar her şey ama her şey eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Ailede eksiklik,çevrede eksiklik, bilinçli olmada eksiklik,insna olmada eksiklik vs. hepsinin temelinde eğitimdeki eksiklik yatar.

Rıfat Ilgaz’ın, yıllar önce yapılan bir röportajında Hababam Sınıfı filmine ithafen; “Nasıl bu kadar çok güldürebildiniz?’ sorusuna verdiği yanıt: “Eskiden idamlar sabaha karşı yapılırmış. Belli bir süre sonra idam vakti yaklaştığında tüm dükkanlar açılmaya, esnaf satış yapmak için bağırıp çağırmaya başlarmış. Bunun üzerine aileler de o saatte sokağa çıkmaya başlar ve idam vakitleri panayır havasına bürünürmüş. Sonuçta da ölen bir adama bakarak gülen bir halk görüntüsü oluşurmuş. Ben de çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz ölen bu sisteme bakarak güldük. ” gerçekleri yanlış anlamanın en büyük örneğidir bu.

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

2021-YKS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.