h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) 506,67 %-1,50%
h Tam Altın 8.117,81 %-1,20%
h Bitcoin 300481 %-2.69241
a
birsenhaber

birsenhaber

10 Haziran 2021 Perşembe

KIZLAR OKUYUN

KIZLAR OKUYUN
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Bilim İnsanı Aziz Sancar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kız çocuklarının okuması gerektiğini yoksa sabah akşam evde oturup salon takımıyla övünen insanlar olmamaları gerektiğini ifade etti.

Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmış, Mardin’li Türk Bilim insanı Aziz Sancar paylaşımında; ”Kızlar okuyun. Okumazsanız; kolunuza takılan 3 bilezik, ömür boyu salon takımıyla övünen, çeyizi dünyadaki en değerli eşya sanan bireyler olursunuz. Dışarıda nehir gibi akan bir hayat varken siz o nehirdeki sabit kaya gibi sürekli aynı kalırsınız.” Dedi.

Devamını Oku

MASAK BİLMECESİ NASIL ÇÖZÜLECEK?

MASAK BİLMECESİ NASIL ÇÖZÜLECEK?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sedat Peker yayınladığı 9. videosunda bahsettiği Sezgin Baran Korkmaz’ın avukatı, SBK Holding ile ilgili iki farklı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunun hazırlandığını iddia etmişti. Hazine Maliye Bakanlığı tarafından, MASAK ile ilgili dün yapılan açıklamada bu iddialar yalanlandı. Peker ayrıca Korkmaz’ın 4 Aralık’ta Bakan Soylu ile görüşüp ertesi gün yurtdışına çıktığını da açıklamıştı. Bu iddiaya cevap gelmedi.

Bu iddialar üzerine CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ali Mahir Başarır, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi. 

Konuyla ilgili açıklama yapan Başarır, 6 Kasım 2020 tarihli Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlıklarına konulan tedbirin kaldırılması kararında MASAK’a atıfta yapıldığını ama MASAK’ın basın açıklamasında böyle bir raporun olmadığını ifade etti.

Başarır’ın açıklamasında:

‘’İstanbul 3.Sulh Ceza Hakimliği, 6 Kasım 2020’de bir karar veriyor. Bu kararda, MASAK yazısına atıfta bulunuluyor ve bu şahıs hakkındaki ‘mal varlıklarına konulan tedbir kararı’ kaldırılıyor. MASAK’ın dün yayınlamış olduğu basın açıklamasında ise, iddia edildiği gibi 05.11.2020 tarihli yazıyla herhangi bir rapor gönderilmediği, anılan tarihteki yazıda aklama suçu incelemesinin denetim elemanları tarafından yapılmasının uygun olacağı ve bu doğrultuda MASAK Başkanlığınca görevlendirme yapıldığı belirtiliyor.Devletin mahkemesi ayrı, Hazine’nin uzman bir kurumu ise ayrı konuşuyor. Bu durum, bizlere devletteki kutuplaşmanın, devletteki çürümüşlüğün resmini göstermektedir. Bu adamın mal varlıklarına konulan tedbiri kaldırıyorsunuz, bu adam mal varlıklarını satabiliyor, mal varlıklarını yurt dışına çıkarabiliyor. Buradaki esas sorun ise; MASAK, bu konuyla alakalı nihai görüşünü belirtmiyor, ara bir rapor dahi sunmuyor ama hakimlik burada acil bir kararla mal varlığına tedbir konulması kararını kaldırıyor. Bu sorgulanması gereken bir durumdur. Bu dava, bir kara para aklama davasıdır.’’ ifadeleri yer aldı.

Başarır vermiş olduğu yazılı soru önergesinde:

“2020 Eylül’ünde Sezgin Baran Korkmaz için soruşturma başlatılmıştır. 9 Ekim 2020 tarihinde İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, Korkmaz’ın ve 8 kişinin “kara para aklama” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında mal varlıklarına el konulmasına, bu kişilere yurtdışı yasağı getirilmesine karar vermiştir. 6 Kasım 2020 tarihinde İstanbul 3 numaralı Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu ile mal varlıklarına el koyma kararını kaldırmıştır.

Mahkeme tedbir kararını kaldırma gerekçesinde ‘MASAK’ın 5 Kasım tarihli raporuna’ atıfta bulunmuştur ve şöyle denilmiştir; 

‘Dosyanın incelenmesinden; yürütülen soruşturma kapsamında 05/11/2020 tarihli Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığının yazısı ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede ilgili sayılı yazılı kararlar ile mal varlıklarına tedbir konulan gerçek ve tüzel kişilerin üzerine atılı bulunan aklama suçu yönünden öncül suçların işlendiğine ilişkin somut belgelerin soruşturmada gelinen aşamada tespit olunamadığı, tedbir kararlarının devamının ölçülü olmayacağı ve mağduriyete sebebiyet verebileceği kanaatine varıldığından…’

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı MASAK, dün (9 Haziran Çarşamba) konuyla ilgili bir açıklama yayımlamıştır. MASAK’ın yayımlamış olduğu basın açıklamasında şu ifadeler yer almıştır; 

‘Bilindiği üzere MASAK’ın görev ve yetkileri arasında suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin olarak önlemler geliştirmek, analiz, araştırma ve inceleme yapmak bulunmaktadır. Bu kapsamda iddia edildiği gibi 5 Kasım 2020 tarihli yazıyla herhangi bir rapor gönderilmemiştir. Anılan tarihteki yazıda aklama suçu incelemesinin denetim elemanları tarafından yapılmasının uygun olacağı ve bu doğrultuda Başkanlığımızca görevlendirme yapıldığı belirtilmiştir.

Aklama suçuna ilişkin bulgulara yer verilen ve denetim elemanları tarafından hazırlanan ara rapor 28 Aralık 2020 tarihinde ve nihai rapor da 20 Ocak 2021 tarihinde soruşturma makamlarına gönderilmiştir. Dolayısıyla MASAK tarafından bir konuya yönelik iki farklı rapor düzenlenerek bunların birbiriyle zıt olduğuna yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

1- İstanbul 3.Sulh Ceza Hakimliği’nin 6 Kasım 2020 tarihli, Sezgin Baran Korkmaz hakkındaki mal varlığı üzerindeki tedbir kararını kaldırdığı göz önüne alındığında, MASAK’ın, 9 Haziran 2021 tarihli yapmış olduğu, rapor vermediğine yönelik açıklamaları doğru mudur?

2- MASAK’ın ilgili hakimliğe, konuyla ilgili göndermiş olduğu yazı ile hazırlamış olduğu rapor arasında farklılık var mıdır? Varsa, bu farklılıklar nelerdir? 

3- MASAK tarafından hazırlanan söz konusu raporun sonucu ne olmuştur? 

4- Mahkemeler tarafından aynı konuya ilişkin zıt kararlar verilmesinde MASAK’ın etkisi olmuş mudur? Diğer bir deyişle, ilgili mahkemeleri yanıltan MASAK mı olmuştur? 

5- MASAK, raporlarını tamamlamadığı halde başka soruşturmalar için ilgili mahkemelere görüş yazısı göndermiş midir? Göndermişse, hangi soruşturmalar için göndermiştir?”

Devamını Oku

BAKAN GÜL: ADALET UMUDUNUN EN KISA SÜREDE YERİNİ BULMASI TEMEL ÖNCELİĞİMİZDİR

BAKAN GÜL: ADALET UMUDUNUN EN KISA SÜREDE YERİNİ BULMASI TEMEL ÖNCELİĞİMİZDİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile ortaklaşa düzenlenen Türkiye’de Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yollarının Geliştirilmesi Projesi açılış törenine katılan Adalet Bakanı Gül, adaletin devletin temel sütunu, toplumsal huzur ve güvenin sigortası olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye’de, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi standartlarını daha da yükseltmek amacıyla önemli adımlar atıldığını belirterek, “Her dosya bir insan yaşantısına, her rakam bir insan umuduna temas etmektedir. Bu umut adalet umududur. Bu umudun en kısa sürede yerini bulması, adalet hizmetlerindeki temel önceliğimizdir” dedi.

TÜM TARAFLARIN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ ALINARAK HAZIRLANDI

Türkiye’nin 2023 hedeflerine doğru giderken, hukukun üstünlüğünün gösterdiği çerçevede reformlarını sürdürme kararlılığında olduğunu belirten Adalet Bakanı Gül, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı’nın önemine değindi. Bakan Gül, “Her iki belge de Türkiye’deki tüm taraflarla, tüm paydaşlarla, tüm kurumlarla bir araya gelerek hazırlanmış bir belgedir. Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, uluslararası tüm kurumlar ve kuruluşların temsilcileriyle bir masa etrafında oturarak görüşler öneriler alınarak hazırlanmıştır. Çünkü Türkiye içe kapanık, statükocu, mevcut durumuyla, pozisyonuyla yetinen bir demokrasi ve hukuk anlayışına sahip bir ülke değildir. Daha iyisinin mümkün olacağı ve uluslararası toplumdan, uluslararası hukuktan karşılıklı istifade edeceği vizyon ve inancına sahip olarak, daha iyisine bizim ülke insanımız layıktır anlayışıyla sürekli çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

MİLLETİMİZ EN İYİ YARGI SİSTEMİNİ HAK EDİYOR DÜŞÜNCESİYLE ÇALIŞIYORUZ

Gerek uluslararası çok iyi uygulama örneklerini kazandırmak gerekse Türkiye’deki bu anlamdaki pratikleri laboratuvar gibi ölçmesini sağlamak adına büyük bir özgüvenle çalıştıklarını belirten Bakan Gül, ”Bu çalışmalarımızı birileri istiyor diye değil milletimiz en iyisine layıktır, daha iyi bir yargı sistemini hak ediyor düşüncesiyle bu çalışmalarımızı yapıyoruz. Davalar şu tarihte bitiyor ama daha erken bitemez mi, daha adil kararlar, daha makul sürede nasıl verilebilir, tüm bunların arayışları içerisindeyiz. Uygulayıcılarla, mevzuat belirleyicilerle ve tüm kurumlarla bunların arayışını yapıyoruz. Ve bu konuda da çok önemli gelişmeleri her geçen gün hissediyoruz, yaşıyoruz. Salgın dönemine rağmen uygulamaların peyderpey hayata geçtiğini ve bundan sonraki aşamalarda da daha iyi noktalara ulaşma irademizi bir kez daha ifade etmek isterim.” diye konuştu.

Adalet Bakanı Gül, bundan on yıl önce hiç adliyeye uğramayan ihtilaf örneklerinin bugün ceza yargılamasının ya da hukuk yargılamasının konusu olabildiğini belirterek, bu durumun yargıya ayrıca iş yükü olarak döndüğünü vurgulayarak, kurumsal olarak mahkemeye gelmeden bu anlaşmazlıkların çözülmesi hususunda çok önemli adımlar atıldığını kaydetti.

ALTERNATİF YOLLARLA ÇÖZÜM BULUNMASINA ÖNEM VERİYORUZ

Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı takvimleri doğrultusunda yakın zamanda 4. Yargı Paketi’nin TBMM’de görüşüleceğini belirten Bakan Gül, “Özellikle yargının temel amacı zaten adil bir şekilde sürecin sonuçlanmasıdır. Elbette adil sonuca hızlı basit yöntemlerle ve en hızlı şekilde ulaşılması hepimizin ortak dileğidir. Özellikle bu uyuşmazlıklara, alternatif yollarla çözüm bulunması çok değer verdiğimiz bir başlıktır. Nitekim Yargı Reformu Strateji Belgemizde ve İnsan Hakları Eylem Planımızda bunu önemli bir amaç olarak yine hedef olarak koyduk” dedi.

ARABULUCULAKLA 855 BİN DOSYA ANLAŞMAYLA SONUÇLANDI

Türkiye’de 2013 yılında uygulanmaya başlanan arabuluculuğun, Ahilik geleneği ile 800 yıllık bir geçmişinin bulunduğunu belirten Bakan Gül, “Bir davanın iki tarafı var, mahkeme ile sonuçlandığında ne olursa olsun daha fazlasını hak ediyordum duygusu ile o kapıdan insanlar çıkabiliyor. Ama arabuluculukta iki tarafında helalleştiği memnun olduğu çok önemli sistem var” dedi.

Bakan Gül, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve ekim ayında yürürlüğe girecek olan Singapur Sözleşmesi’nin uluslararası arabulucularla imzalanan sulh anlaşmalarının artık uluslararası düzeyde güvence altına alınacağını ve sistemin gelişmesine büyük katkı sağlayacağını kaydetti.

CEZA HUKUKUNDA 993 BİN 58 DOSYADA TARAFLAR MAHKEMEYE GİTMEDEN UZLAŞTI

Ceza hukukunda alternatif çözüm yöntemi olan ve 2016’dan bu yana yaygınlaştırılarak kapsamı genişletilen uzlaştırmanın da anlaşmazlığın tüm taraflarını memnun edecek önemli bir müessese olduğunu kaydeden Bakan Gül, “Uzlaştırma ile mağdur ‘adalet yerini buldu, hak eden hak ettiği karşılığı buldu’ duygusunu görebilmekte, uğradığı zararları telefi edebilmektedir. Fail de suçun sorumluluğunu üstlenerek, suçun sonuçlarını gidermekte ve toplumla yeniden bütünleşme anlamında böyle bir imkânı sağlamaktadır. 1 Ocak 2017’den günümüze kadar toplam 993 bin 58 dosyada mağdur ile şüpheli, başka bir deyişle en az 2 milyon kişi Türkiye’de uzlaşma sağlamıştır. Böylece 2017 yılında yüzde 80 ile başlayan müzakere başarı oranı 2020 yılında yüzde 85’e ulaşmıştır.” şeklinde konuştu.

Adalet Bakanı Gül, Türkiye’de uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesinin yaygınlaşan bir usul ve yöntem olduğunu vurgulayan Adalet Bakanı Gül, uzlaşma ile toplumsal barışa ve bir arada yaşama kültürüne de çok önemli katkılar sağlandığını kaydetti.

ARTIK HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNU OLACAK

Bakanlık bünyesinde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına ilişkin kurumsal yapıyı güçlendireceklerini belirten Adalet Bakan Gül, yeni uzlaştırmacı alımlarına hukuk fakültesi mezuniyeti şartı getirileceğini kaydetti.

Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuğun kapsamının da genişletileceğini kaydeden Bakan Gül, şöyle devam etti:

“Farklı alanlarda da ihtisaslaşma sağlayacağız. Bu konuda da Bakanlığımızın gerek Hukuk İşleri, gerek Ceza İşleri’nin yapmış oldukları uzlaştırma ve arabuluculukla ilgili çok önemli çalışmaları da dikkate değer, kayda geçmesi gereken önemli çalışmalar olarak görüyoruz. Bunları daha da geliştireceğiz. Arabuluculuğun sekiz yıllık uygulamalarını dikkate alarak Arabuluculuk Kanununu yine gözden geçireceğiz. İşte bu çalışmalar da Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ile paydaş olduğumuz, ortak olduğumuz bu çalışmalardaki öneriler de bize bu anlamda çok değerli fikirleri sunmuş olacaktır. Yine özellikle tahkim merkezinin ve tahkim uyuşmazlıklarının çözümünde tahkimin de daha etkin kullanılması da ayrıca bir başlıktır.”

İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI ADALET UMUDUNUN TAAHHÜDÜDÜR

Bakan Gül, yargısal süreçte de adil yargılanmanın, makul sürede adaletin yerini bulmasının herkes için çok anlamlı ve değerli olduğunu söyledi. ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’ diyen Bakan Gül, “Az önce istatistikleri sizlerle paylaştık ama şunu asla hatırdan çıkarmamak gerek ki; paylaştığımız bütün rakamların istatistiklerin içinde, özünde insan vardır. Her dosya bir insan yaşantısına, bir insan umuduna temas etmektedir. Bu umut adalet umududur. Bu umudun en kısa sürede yerini bulması, icra edilmesi adalet hizmetlerindeki temel önceliğimizdir. İşte İnsan Hakları Eylem Planı’nda, bu önceliğin belgesidir, taahhüdüdür. Uygulama döneminde de katılımcı bir anlayışla bu belgenin hayata geçmesi için çalışmayı yakın bir şekilde değerlendireceğiz” diye konuştu.

Devamını Oku

HALK BAKKAL PROJESİ HAYATA GEÇİRİLİYOR

HALK BAKKAL PROJESİ HAYATA GEÇİRİLİYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBB Sosyal Kart sahibi vatandaşlar artık bakkallardan da alışveriş yapabilecek. Projenin tanıtımını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk Bakkal Projesine katılan bakkal esnafı ile birlikte yapacak.

Zincir marketlere karşı bakkalların elini güçlendirmek için hayata geçirilecek proje ile İBB Sosyal Kart sahipleri
artık bakkallardan da alışveriş yapılacak. İBB, pandemiyle birlikte artan online alışveriş hizmetinden dolayı
gelirleri yüzde 80’nin üzerinde azalan bakkallara hem destek olacak hem de eski bir kültürün yaşatılmasına
katkı sunacak.

Devamını Oku

İMAMOĞLU: “BİZİ İMRENEREK TAKİP EDİYOR; İZLEMEYE DEVAM ETSİN”

İMAMOĞLU: “BİZİ İMRENEREK TAKİP EDİYOR; İZLEMEYE DEVAM ETSİN”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ”övünecekleri bir eserleri bile yok, çalışmıyorlar” sözleri üzerine cevap veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu;  “Sayın Cumhurbaşkanı’nın takip etmesi mutlu ediyor. İcraatlarımızı ve bizi takip etmeyi çok seviyor” diyen İmamoğlu, “Bizi imrenerek izlediğinin de farkındayım. Vardır ya; çok imrenirsen tırnaklarını yer gibi izlersin, sanki beni öyle izliyor Ankara’dan. Ne mutlu bana. Bundan mutluyum. Gerçekten sıkı bir takipçimiz olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız bir düşünürse, bir gün İstanbul turunu onla yapmak isterim. Yani şu İstanbul’u bir gezdirmek, ona, bilmediği hatta bazen yanlış anlatılan icraatlarımızı bizzat yerinde anlatmak isterim. İsterse halı sahada bir maç bile yaparız kendisiyle. Tenis de oynarız. Bu keyifli geziye kendilerini davet ediyorum. İlgisini lütfen kaybetmesin. İmrenerek izlemeye devam etsin”Dedi.

Maltepe Orhangazi Şehir Parkı’nda bulunan Maltepe Sahil Spor Tesisi’ndeki yenileme çalışmalarının tamamlanması sebebiyle yerinde incelemelerde bulunan İmamoğlu; konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine de değindi.

İmamoğlu:  “Sayın Cumhurbaşkanı’nın takip etmesi mutlu ediyor. İcraatlarımızı ve bizi takip etmeyi çok seviyor” Açıklamasını yaptı.

İmamoğlu konuşmasının devamında:

“HİZMETİ KONUŞUNCA, HEYECAN DUYUYORUM”

“Tabii hizmeti konuşunca, heyecan duyuyorum. Çok heyecan duyuyorum. Dün, bir park açtık. Bugün buradayız. Yarın başka bir faaliyetimizi duyuracağız halka dönük, esnafımıza dönük. Esnafımıza, müthiş bir Halk Bakkal’ projemizin tanıtımını yapacağız. Bugünlerde, -belki farkındasınızdır- yani özellikle görüyorsunuzdur, bildiğiniz gibi, beni halkımız takip ediyor. Bundan da memnuniyet duyuyorum. Bu şehrin en küçük hemşerisinden, yani bir çocuğumuzdan en deneyimlisine kadar takip ediyor. Ama beni en fazla ne memnun ediyor? Açıkçası; beni Sayın Cumhurbaşkanı’nın takip etmesi mutlu ediyor. İcraatlarımızı ve bizi takip etmeyi çok seviyor. Bundan da gerçekten çok mutlu oluyorum. Şunu da hissediyorum: İçten içe sempati duyduğunun da farkındayım. Bu sempatisini de çok beğeni ile karşılıyorum. Hatta bir hayranlık duygusunun oluştuğunu hissediyorum. Aklından çıkmıyor. Biraz da sanki imreniyor gibi. Yani imrenerek izlediğinin de farkındayım.

Vardır ya; çok imrenirsen tırnaklarını yer gibi izlersin, sanki beni öyle izliyor Ankara’dan. Ne mutlu bana. Bundan mutluyum. Gerçekten sıkı bir takipçimiz olduğunu düşünüyorum. Bazen bedava süt dağıtıyoruz; onu anlatıyor. Metroları yapıyoruz, on tane metroyu harekete geçiriyoruz; dayanamıyor onu anlatıyor. Gerçekten ilgisine teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız bir düşünürse, bir gün İstanbul turunu onla yapmak isterim. Yani şu İstanbul’u bir gezdirmek, ona, bilmediği hatta bazen yanlış anlatılan icraatlarımızı bizzat yerinde anlatmak isterim. İsterse halı sahada bir maç bile yaparız kendisiyle. Tenis de oynarız. Bu keyifli geziye kendilerini davet ediyorum. İlgisini lütfen kaybetmesin. İmrenerek izlemeye devam etsin. Bu yönüyle esas olarak hoşuma giden halkımızın bu sıkı takibi. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Bizi izlemeye devam edin. Çünkü sizlerle üretiyoruz, sizin paranızı, sizin bütçenizi, kuruşuna kadar bu şehrin hayrına, bu şehrin en güzel işlerine, bu şehrin geleceğine, bu şehre asla zarar vermeden zarar veren unsurları da bertaraf ederek hizmet etmeye devam edeceğiz.”

“MİLLET AÇSA SİZ DOYURUN’ YERİNE, ‘BİRLİKTE ÇÖZELİM’ DEMELİYDİ”

Erdoğan’ın bir açıklaması oldu muhalefete yönelik, “Millet açsa, onları da siz doyurun” şeklinde
açıklaması oldu…
“Bu talihsiz bir açıklama. Yani, ‘millet açsa’ diye bir tarif olmaz. Milletimiz aç, sıkıntısı var. Ama şöyle denseydi daha iyi olurdu: ‘Gelin bu sorunu hep beraber çözelim. Gelin bu soruna hep beraber katkı sunun, milletin işsizliğine, aşı olmayan hanelerin bu sorununa hep beraber çözüm bulalım.” Bu, çok kıymetli bir söz olurdu. Bu şekilde söylenmesi talihsizlik. Ama, dün Genel Başkan’ımın da ifade ettiği gibi; biz, CHP’li belediyeler olarak gerçekten muazzam işler yaptık. Bu zor günlerde, sadece İstanbul’da milyarlarca lira ile vatandaşımızın yanında olduk. Bunları son faaliyet raporunda da rakam rakam açıkladım. Onun için, iyi ki bu dönemde biz vardık. İyi ki bu dönemde, vatandaşın yanında olan belediyeler vardı. Olmaya da devam edeceğiz. Ama bundan sonra, bu tür sorunların çözümü, ‘Açsa, siz doyurun’ değil, ‘Gelin bu sorunu hep beraber çözüm bulalım’ anlayışıdır. Zaten biz onu temsil ediyoruz.”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.