• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 28° PARÇALI BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • AKŞAM'A 19:02

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

2020’Yİ 9 YIL ÖNCE FRAGMANLAYAN FİLM: SALGIN

Günümüzde yaşadığımız felaketin adı koronavirüs. 2011 yılından bugünleri görmek, tespitlerle hem de bir filmle mümkün olabilir mi? Eğer o filmin yönetmeni Steven Soderbergh ise bu pekâlâ mümkün.

ad826x90

Gösterime girdiği yıl büyük ses getiren ve 130 milyon dolar hasılat yapan Salgın filminin başrollerini Marion Cottilard, Matt Damon, Jude Law ve Kate Winslet paylaştı.

Filmin konusu şöyle;

Beth Emhoff, bir iş gezisinden döndükten iki gün sonra, ölür. Doktorlar, kocasına bunun nedeni hakkında bir fikirleri olmadığını söyler. Çok geçmeden, başkaları da aynı belirtileri göstermeye başlar. Yoğun öksürük ve ateş, ardından gelen nöbet, beyin kanaması ve ölüm. Bir günde gerçekleşen sayısız insan etkileşimiyle güçlenen salgın tüm ülkelere yayılır. Küresel bir salgın patlak verir. Salgından neredeyse tüm dünyanın yüzde 12’si etkilenir ve 30 milyona yakın insan ölür.

Sanıyoruz ki sade, basit ve gerilim türünde heyecanlı bir film değil mi?

HAYIR KESİNLİKLE DEĞİL!!!

Unutmayın dostlar Hollywood’da çekilen, yapılan hiçbir film boş ve sadece o ana ithafen çekilmez. Hollywood filmleri bize her zaman gelecekte neler olabileceğine dair ipuçları verir.

İşte Matt Damon’un başrolünde oynadığı Salgın bu filmlerden sadece bir tanesi ve belki içinde bulunduğumuz şu sıkıntılı günlerin en iyi yansıması. Hele ki filmde son sahne var ki o meşhur yarasa çorbasını akıllara getiriyor. Filmde virüsün yarasalarda domuzlara domuzlardan insanlara buluştuğu aktarılıyor. Bir yarasanın yediği muzdan düşen bir parçayı yiyen bir domuz ve o domuzun etini Hong Kong’da yiyen Matt Damon’un eşi. Bir silsile halinde devam eden ölümler ve vakaların meydana gelmesiyle iyice kontrolden çıkan olaylar. Hastalık temas yoluyla bulaşıyor ve 1 hafta içinde bulaştığı kişiyi öldürüyor.

Filmin yanıldığı belki de tek nokta daha çok gençlerin ölmesi. Virüsün kaynağı olan kadın hastalığı kocasına da bulaştırıyor ancak kocası tedavi altında iyileşiyor.

Filme göre 7.2 milyarlık dünya nüfusunda her 12 kişide bir görülüyor bu salgın. Yaklaşık 30 milyona yakın insan hayatını kaybediyor. Aslında olayın bu denli büyümemesinin nedeni vaka sayısının hızla arttığı ABD’nin bu olayı çok önemsememesi ve olayı örtbas etmeye çalışması. Aşı çalışmaları sürdürülüyor ama her zamanki gibi yine ilaç şirketleri…

Nedeni Yarasa Çorbası mı?

ad826x90

Şimdi bu filmi günümüzle eşleştirecek olursak malum virüs korona da birçok insanın iddia ettiği gibi Çinlilerin severek tükettiği yarasa çorbası nedeniyle ortaya çıkmış olabilir. Zaten 13 yıl önce uzmanlar Çin’in yeme içme kültüründen dolayı çok değişik virüsler ortaya çıkacağını açıklamışlardı. Özellikle koronavirüsün mutasyona uğraması belki de dünya genelinde on milyonlarca insanın canına mal olacak, filmde virüs mutasyona uğruyordu.

Bir de ilaç şirketleri mevzumuz var ki işte bu cenah, dünyada salgının hiçbir zaman bitmesini istemeyen insan bozması güruhlardır. Bu güruhlar öyle kan emicidirler ki, bir adam ölürken, bir diğeri tabutundan para kazanıyor kelimesi tam bunlar için söylenmiştir. Bunları tıpkı silah baronlarına benzetebiliriz. Hem filmde de ilacın bulunduğu ancak tüm dünyaya çok etkin bir şekilde yayılması gerektiğinin mesajı veriliyor. Bu firmalar para için milyonlarca insanın hayatlarını kaybetmesinin pek önemi olmadığını dile getiren emperyalist, hak yiyicilerdir.

Yine gözümüze takılan bir diğer konu nüfus azaltma politikası. Bunu batılı ve (sözde) büyük devletler ürettikleri aşılarla yardım fonu altında Afrika’daki gariban ve masum çocukların üzerinde denemediler mi? Bunun cevabını usta yönetmen Spielberg’in filmindeki uzaylı karakter E.T bile biliyor.

Ancak tezat olarak filmde gençler ölürken koronavirüs büyük çoğunlukla 65 yaş ve üstündekileri öldürüyor. Buna binaen koronanın nüfus azaltmaya yönelik bir politika olabileceğini de göz ardı etmemiz lazım.

Filme dönecek olursak yaklaşık 30 milyon insanın ölümünün ardından dünyanın lütfu olan Amerika işe bakın ki aşıyı bulup yine hepimizi kurtardı. Tıpkı uzaylı istilasından kurtardığı gibi.

Artık Dünya’ya Bakış Açımızı Değiştirmemiz Gerekiyor

Değerli okuyucular gerçekten öyle bir yılda yaşıyoruz ki artık her şeye düz değil postmodern bir biçimde bakmamız gerekiyor. Bu film bize bunun mesajını veriyor. Yine tıpkı George Orwell’ın 1947 yılında kaleme aldığı ve 2000’li yılların sonrasını anlatan 1984 romanı gibi.

Başımıza gelen her şeyin bir sebebi olduğunu unutmayalım. Benim aklıma gelen ve sonuna kadar direttiğim ilaç baronlarının buna sebep olduğudur. Bizler sanıyoruz ki onlar asla yenilmezler ve bu devran böyle sürecek değil mi? Hayır dostlar hayır. Sizlere ebabil kuşları ve Fil suresini hatırlatırım. Ne diyordu Sezai Karakoç  “Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar var.”

Kan emici ilaç firmalarından mutlaka ama mutlaka âlemlerin tek sahibi olan Yaradan hesap soracaktır. İşte o zaman bizler müzik grubu Gazapizm’in de yazdığı gibi, “Saygın adamları korkular basacak, ölümüne sebep olduğunuz o masumlar dirilerden çalacak” diyeceğiz.

Haber: Muhammet KAYMAZ

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BENZİN VE MOTORİNE ZAM

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri

BirsenHaber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

BirsenHaber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Araç çubuğuna atla